ÖKÜZ FANİDİR, PAŞAMIZ KALSIN BAKİ
sabah uykularını severim. bu uykuların bölünmesini de bir o kadar sevmem, taciz sayarım bölme girişimlerinin cümlesini.
yine bir sabah uykusu anı ve yine bir telefon zırıltısı. yarı uykulu halimle telefonu açtım. yine konuklarım var ta istanbul’dan. kendilerini almamı istiyorlar. malum adresim biraz karışık.
telefondaki kişiye, beni limandaki öküz mehmet paşa kervansarayı’nda bekleme-lerini söylüyorum.
konuğum şaşırıyor ve bana:
- öküz mü dediniz, diye soruyor.
- evet, öküz dedim.
- üstünde yazıyor mu?
- evet aynen dediğim gibi…
ve ben bu ara hem konuşuyor hem de aceleyle giyiniyorum. çocuklar yorgundur diye telaşlanıyorum.
telefonum yeniden çalıyor. yine aynı kişi arıyor.
-amca kervansarayı bulduk ama öküzü yok
-nasıl yok oğlum dikkatlice baksanız!
- baktık mehmet paşa var, kervansaray var; ama öküz yok.
orada beklemelerini, ve bekledikleri yerin tanımlamaya çalıştığım yer olduğunu söyleyip telefonu kapatıyor ve o telaşla evden ayrılıyorum
ama yol boyunca bu öküzü nereden uydurduğumu düşünüyorum:
’’ nereden çıktı bu öküz? yoksa yaşlılık belirtilerinin katmerlendiği bir döneme mi girdim? ‘’
hem yürüyorum hem de bu yanılgımın dayanağını hatırlamaya çalışıyorum.
konuklarımın beklediği noktaya ulaşır ulaşmaz: onlara gösterdiğim ilk tepkim:
-oğlum siz koskocaman öküzü göremediniz mi ,,oldu.
bir taraftan azarladım, bir taraftan da kervansarayın tabelasını okumaya çalıştım.
o da ne!
tabelada ‘’ mehmet paşa kervansarayı’’ yazıyor.
şaşırdım. konuklarım da gülüştüler. onlar yeniden ‘’öküz’’ kelimesine nereden takıldığımı sordular.
kervansarayın önündeki kartvizit satıcılarına dönüp:
-arkadaşlar! bu kervansarayın adı ne diye sordum.
biri:
-öküz mehmet paşa kervansarayı diye yanıtladı.
-tabelasında yazıyor mu?
-elbet de yazıyor
-ben göremedim de… bir zahmet nerede yazılı olduğunu gösterebilir misiniz?
adam işini bırakıp geldi. tabelaya uzun uzun baktı ve arkadaşlarına:
-oğlum nereye gitti bunun öküzü?
gülüştük
yanılmamışım
yanılmamış olmanın rahatlığıyla konuklarımı öptüm.
iki çocuk şakalaştı: büyüğü küçüğüne:
-oğlum sen öküzlüğü üstüne alınma, diye takıldı,
ya aslan mehmet paşa kervansarayı olsaydı
o zaman aslanı da kaldırırlar mıydı zatı muhteremler?
malum, birçoğumuzun soyadı hayvan adı
bilmem kim camuzoğlu… falan tavşan, filan tilki, feşmekan kurt…
berfin’i yasaklayan büyüklerimin bir bildiği vardır elbet…